• KONUTLAR, PRESTİJ OFİSLER, OTELLER
  • DUVARLAR SANAT ESERLERİ İLE ŞENLENSİN

    e-mail: turgut.ersavas@gmail.com
  • "DİJİTAL AŞK: HOMO SAPİENS'İN SON DURAĞI"

    Turgut Ersavaş'ın Kişisel Sergisi 11-28 Haziran 2019 tarihinde Ziraat Sanat Tünel Galerisi, Beyoğlu, İstanbul'da sanatseverlerin beğenisine sunuldu.
  • Ziraat Sanat Tünel Galerisi, Haziran, İstiklal Caddesi, Tünel, İstanbul

    Günümüzden 100 bin yıl önce, Dünya’da en az altı farklı insan türü bulunuyordu. Günümüzde ise sadece bizler, yani Homo Sapiens var olmayı başardı. Diğerlerinin başına ne geldi? Ve bize ne olacak? Ne yazık ki bunu öngöremiyoruz. “Dijital Aşk” adlı bu sergimde, “Sapiens’in Serüveni” tablosu ile başlayan bölüm ve “Sophia’nın Doğası” tablosu ile devam eden “Doğa” bölümünün ortak amacı, Homo Sapiens’in, bilimsel araştırmaların yönünü, kendi geleceği açısından ele alarak, kontrol etmesi gereğine, doğa ve çevreye karşı sorumluluğuna dikkati çekmek ve bu gidişi, Homo Sapiens’in kendi yerini, yeni tür insanlarla, sorumsuz, yapay zekalı insansı robotlara ve mahvolmuş bir çevreye terk etmek yerine, önceden alabileceği tedbirlerin gereğine dikkati çekmek ve bu konuları tartışmaya açmaktır.
    BASIN BÜLTENİ

  • DİJİTAL AŞK SERGİSİ html>

                  

     

     

     

                  “DİJİTAL AŞK: HOMO SAPİENS’İN SON DURAĞI”

     

     

    ·         Bu sergim, Evren’in başlangıcından sonra, günümüzden milyonlarca yıl önce, ilk defa Doğu Afrika’da ortaya çıkan avcı-toplayıcı gruplardan, çağımızın Yapay Zekalı İnsansı Robotlarına ve belki de gelecek yüzyıllarda, Homo Sapiens’in Mars’a uzanan serüvenini ele almaktadır. Bilgi ve uzay çağını yaşadığımız ve oldukça şaşırtıcı gelişmelere şahit olduğumuz şu yıllarda, bilgisayar teknolojisi ile insan bedenini konu alan biyo-teknolojinin, eşzamanlı olarak, bilim insanlarının, insan bedeni üzerindeki denemelerinin hangi aşamaya geldiği, Homo Sapiens’i nasıl bir geleceğin beklediği gibi tartışmalar giderek yoğunlaşmaktadır.

     

    ·         “Dijital Aşk” adlı bu sergimde, “Sapiens’in Serüveni” tablosu ile başlayan bölüm ve “Sophia’nın Doğası” tablosu ile devam eden “Doğa” bölümünün ortak amacı, Homo Sapiens’in, bilimsel araştırmaların yönünü, kendi geleceği açısından ele alarak, kontrol etmesi gereğine, doğa ve çevreye karşı sorumluluğuna dikkati çekmek ve bu gidişi, Homo Sapiens’in kendi yerini, yeni tür insanlarla, sorumsuz, yapay zekalı insansı robotlara ve mahvolmuş bir çevreye terk etmek yerine, önceden alabileceği tedbirlerin gereğine dikkati çekmek ve bu konuları tartışmaya açmaktır.

     

    ·         Günümüzden 2,5 milyon yıl önce, Doğu Afrika’da görülen insanların, bir gün kendi soylarından gelenlerin, ayda yürüyeceğine, atomu parçalayacağına, genetik kodu çözeceğine ve Mars’ta koloni kurma tartışmaları yapacağına dair en küçük bir fikri olması mümkün değildi. (Y.N. Harari, Sapiens, 2015).

     

    ·         Günümüzden 100 bin yıl önce, Dünya’da en az altı farklı insan türü bulunuyordu. Günümüzde ise sadece bizler, yani Homo Sapiens var olmayı başardı. Diğerlerinin başına ne geldi? Ve bize ne olacak? Ne yazık ki bunu öngöremiyoruz.

     

    ·         Dünyaca ünlü fizikçi Stephen Hawking, ölümünden bir süre önce; “Yapay zeka çalışmaları insanlığın sonunu getirebilir.” demişti. Benzer şekilde, Sapiens kitabının yazarı Y.N. Harari Sapien isimli kitabında, “Bilgisayar teknolojisi ile biyo-teknolojinin günümüzde geldiği aşamadan anlaşıldığına göre, birkaç yüzyıl sonra, bizim insan türümüz Homo Sapiens’in yok olarak, yerine bambaşka bir insan türünün ortaya çıkabileceğini” iddia etmektedir. Bu insan türü, iradesi, duyguları, dışarıdan yönlendirilebilen, hastalıklardan tamamen uzak, yaşlanmayan, bedeni ve iç dünyası ile ilgili her türlü datanın, belli kurumlar veya tek bir otoritede toplanmış yeni bir tür olarak, tarif edilmektedir. Homo Sapiens, böyle bir “Dijital köleliğe” boyun eğecek mi; yoksa onu önleyebilecek mi? Ya da çok geç olmadan, bu gezegeni terk ederek yaşayabileceğini hayal ettiği, başka dünyalara “Kaçış”ını mı planlayacak?

     

    ·         Bu süreç sonucunda çok değerli bulduğumuz çevre ve doğaya, bu yeni insan türünün, nasıl davranacağı bilinmemektedir. Sergimin ikinci bölümünde, Dünyanın çeşitli ülkelerini dolaşarak, konferanslar veren, Birleşmiş Milletlerin “yasal kişiliğe sahip ilk insansı robot” olarak kabul ettiği, Sophia ile sembolize edilen, “Sophia’nın Doğası” adlı eser ile başlayan “Doğa” serisindeki doğa ve çiçek resimlerim ile, bu soruna dikkat çekme amacını taşımaktayım. 

     

     

    Turgut Ersavaş / Y. Mimar - Ressam

    Haziran, 2019

     

     

     

    RESİMLER

     

    1. jpeg

     

    1.     SAPİENS’İN SERÜVENİ, 2018, tuval üzerine karışık teknik, 110x160 cm

    İki milyon yıl önce Doğu Afrika’da görülen Avcı-Toplayıcı insanların, bir gün kendi soylarından gelenlerin, ayda yürüyeceğine,

    Dijital Çağa, Yapay Zekaya ve ötesine geçerek, Mars’ta koloni kurma tartışmaları yapacağına dair en küçük bir fikri olması mümkün müydü?

     

     

    2. jpeg

     

    2.    BİG BANG, 2016, tuval üzerine karışık teknik, 100x74 cm,

     

    Bir parçacık patladı;  kıpkızıl bir Evrende milyarlarca büyüklü küçüklü parçacık ve toz bulutu sonsuzluğa dağıldı.

    Gerçekte nasıl oldu? Ondan önce ne vardı?

     

     

    3. jpeg

     

    3.    BAŞLANGIÇ, 2018, tuval üzerine karışık teknik, 120x100 cm,

    Sonsuzluk içine dağılan parçacıklardan birinde, milyarlarca yıl sonra Gezegenimizde başlayan hayat kıpırtıları, yalnız Dünyamızda mı başladı?

    Yoksa bu yarışa bizden önce başlayan başka Dünyalar da var mıydı?

     

     

     

    4. jpeg

     

    4. YAKARIŞ, 2018, tuval üzerine yağlıboya, 100x100 cm,

    Yeryüzünde, yırtıcı hayvanlara, öldürücü zehirli yaratıklara, korkunç doğa olaylarına, karşı yalnız ve korumasız kalan,

    Avcı-Toplayıcı Homo Sapiens! Korkularından kurtulmak ve hayatta kalabilmek için

    yaptığı tapınaklarda ayinlerde toplanarak,  tanrısına yakaran Homo Sapiens!

     

     

    5. jpeg

     

    5. ARAYIŞ, 2018, tuval üzerine yağlıboya, 100x100 cm,

    Dört milyar yıllık tarihi boyunca, hiçbir canlı Dünya atmosferinin dışına çıkmayı aklına bile getiremedi.

    1969 yılında aydaki ayak izleri ile başlayan “Arayış!” Ardından, Mars’a yolculuk denemeleri ile,

    Homo Sapiens’in başka Dünya’larda da varlığını sürdürebilme hayali!

     

    6. jpeg

     

    6. DİJİTAL DUYGULAR, 2002, tuval üzerine yağlıboya, 90x120 cm,

    Günümüzde Homo Sapiens üzerinde yapılan bilimsel deneyler, insanların iradesi dışında yönlendirilebileceğini ve

    insan beynindeki doğru noktaların kimyasal olarak uyarılmasıyla, öfke, korku ya da depresyon, hatta

     “Aşk” gibi karmaşık duyguların bile, ileri bir gelecekte, insan iradesi dışında yaratılabileceğini, ya da ortadan kaldırılabileceğini gösteriyor.

    Bizi var eden duygularımız bizden alınırsa, geriye ne kalacak? Bu durumda hayatın bir anlamı kalacak mı?

     

    Dijital Aşk

     

    DİJİTAL AŞK, 2017, tuval üzerine karışık teknik, 100x100 cm

     

    Aşk, bildiğimiz gibi bir aşk mı olur?

    Yoksa yapay zekalı insansı robotların da rol alabileceği bir çeşit “Dijital Aşk”a mı dönüşecek?

     

    7. jpeg

     

    7. DİJİTAL DUYGULAR-1, 2019, kağıt üzerine akrilik,

    (60x60 cm, paspartu ve alüminyum çerçeveli)

     

    (Bu eser özel bir koleksiyonda yer almaktadır.)

     

    Acaba bu dışarıdan yönetilebilen duygular, örneğin Aşk, bildiğimiz gibi bir aşk mı olur?

    Yoksa yapay zekalı insansı robotların da rol alabileceği bir çeşit “Dijital Aşk”a mı dönüşecek?

    O zaman, “Aşkta Romantizm” tarihin derinliklerine mi gömülecek?

     

     

    8. jpeg

     

    8. DİJİTAL KÖLELİK, 2018, tuval üzerine karışık teknik, 100x100 cm,

    Belki birkaç yüzyıl sonraki bir gelecekte, duygu ve davranışları kontrol altına alınan ve bu özellikleri belli data merkezlerinde toplanan insanların,

    iradeleri dışında yönlendirilerek, yönetildikleri bir dünya ile karşılaşmamız büyük bir olasılık olarak görülüyor.

    Yeni bir insan türünün ortaya çıkarak, Homo Sapiens’in yerini alacağı böyle bir Dünyada, gerçekte, “Mutluluk” diye bir kavram varlığını sürdürebilecek mi?

     Ya da, insanlığın varlığını devam ettirmesinin bir anlamı kalacak mı?

     

     

    9. jpeg

     

    9. KAÇIŞ, 2004, tuval üzerine yağlıboya, 82x102 cm,

     

    “Avcı-Toplayıcılardan, bugün yapay zekalı insansı robotların ortaya çıktığı Dünyada, kimse sonunda nereye ulaşacağımızı kestiremiyor.

     Bu gidişi akılcı çözümlerle durdurmaya çalışmak yerine, doğası yok olmuş,

    yaşanması olanaksız ve anlamsız hale gelmiş bir Dünyayı ve üzerinde yaşayan canlıların tümünü, kaderleri ile baş başa bırakarak,

    bir avuç elitin, Dünya’mızı terk ederek, başka dünyalarda insan neslini devam ettirmeyi hayal etmeleri, 

    bencilliğin ve sorumsuzluğun bir göstergesi olmaz mı?

    Çözüm bu olabilir mi gerçekten? Yoksa çözüm gibi görülen bu durum bir hayal mi sadece?

     

     

    10. jpeg

     

    10. MARS’TA KOLONİ, 2019, tuval üzerine karışık teknik, 100x100 cm,

    Dünya dışındaki gezegenlere, Mars’a, gidiş gelişler, oralara giden insanların hayatlarının sonuna kadar uzayda veya Mars’ta yaşaması belki çok yakın bir olasılık.

    Ancak, insanların uzayda çoğalarak, koloni kurmaları, bilim adamlarınca gerçekleşmesi olanaksız görülüyor.

    Bir Uzay bilim adamının dediği gibi; “Mars’ta koloni kurmak, yani uzayda çoğalmak mümkün değildir.

    Çünkü çoğalmak ve koloni kurmak için çocuk yapmak,  gereklidir.

     Bu ise, insan bedeninin biyolojik özellikleri göz önüne alındığında, Uzay şartlarında olası değildir.

    Marsta yaşamaya evet! Koloni kurmaya hayır!

     

    11. jpeg

     

    11. MARS’TA KOLONİ-1, 2019, kağıt üzerine akrilik,

    (60x60 cm, paspartu ve alüminyum çerçeveli)

     

    Mars’ta yaşam mümkün, ancak çoğalmak ve koloni kurmak eğlenceli bir hayal olarak görülüyor.

     

     

    12. jpeg

     

     

    12. SOPHİA’NIN DOĞASI, 2019, tuval üzerine karışık teknik, 97x148,5 cm,

     

    Homo Sapiens’in Dünya’dan kaçış’ı ve yeni İnsan türü ile yapay zekalı insansı robotların, Dünya’ya hakim olması!

    Belki bir hayal! Ama ya gerçek olursa! Homo Sapiens’in mahvettiği Doğa’ya, Yapay Zekalı insansı Robot SOPHIA’nın nesli sahip çıkabilecek mi?

    Yoksa bugün Doğa dediğimiz şey, bambaşka bir kavrama mı dönüşecek?

     

     

    6. jpeg Sophia

     

    SOPHİA’NIN DOĞA AŞKI, 2019, tuval üzerine karışık teknik, 110x160 cm,

     

    Dünyanın çeşitli ülkelerini dolaşarak, konferanslar veren, Birleşmiş Milletlerin “yasal kişiliğe sahip ilk insansı robot” olarak kabul ettiği,

     “SOPHIA” nın “DOĞA AŞKI” gerçek olabilecek mi?

     

    13. jpeg

     

    13. BAHÇEMDEKİ ÇEKİRGE, 2016, tuval üzerine akrilik, 83x80 cm,

     

    14. jpeg15. jpeg16. jpeg

    14. MEYVELİ KAKTÜS, 2018                      15. SESSİZLİK, 2018                16. ÇİÇEKLİ KAKTÜS, 2018

    tuval üzerine yağlıboya, 40x40 cm,        tuval üzerine yağlıboya, 40x50 cm,                      tuval üzerine karışık teknik,40x40 cm,

     

    17. jpeg18. jpeg19. jpeg

    17. BAHÇEMDEKİ ŞAKAYIK, 2018      18. GRUP COŞKUSU, 2018     19. ORMANDA SONBAHAR 2018

    tuval üzerine karışık teknik, 50x50 cm,    tuval üzerine karışık teknik, 50x50 cm,       tuval üzerine karışık teknik, 50x50 cm

     

     

    20. jpeg21. jpeg22. jpeg

     

    20. KARLI SOKAĞIM, 2018             21. NİLÜFER HAVUZU, 2018         22. MARTI ÇIĞLIĞI, 2018

    tuval üzerine karışık teknik, 50x50 cm          tuval üzerine yağlıboya, 50x50 cm,            tuval üzerine yağlıboya, 50x50 cm

          ("Karlı sokağım adlı eser özel bir koleksiyonda

          yer almaktadır.)

     

    23. jpeg

     

    23. GÜL KAKTÜS, 2018, tuval üzerine yağlıboya, 50x50 cm,

    24. jpeg

    24. ÇEMBERLER, 2011, tuval üzerine yağlıboya, 125x125cm,

    25. jpeg

    25. YERÇEKİMSİZ, 2010, tuval üzerine yağlıboya, 130x90 cm,

     

    26. jpeg

    26. ARES’İN GAZABI, 2016, tuval üzerine yağlıboya, 80x107 cm,

    O göçmenler ki, evlerini ve bombalanan şehirlerinden işlerini ve topraklarını terk ederek bilinmeyen bir umuda kaçan göçmenler!

    Mitoloji’de Tanrıların cirit attığı Ege Denizinde, Savaş Tanrısı Ares’in gazabından kurtulamayan o çaresiz göçmenler!

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    e-mail: turgut.ersavas@gmail.com

    http://www.turgutersavas.com

    http://www.saatchiart.com/tersavas

    ANA SAYFA
  • < =